Güneş Kremleri ve Bronzlaşmak

Herkese merhaba!
Sınavlar, ödevler, sunumlar ile haziran ayına çok tatlı bir giriş yapmışken herkesin kaçacak gölge aramaya başladığı bu günlerde ilk yazım bronzlaşmak ve güneş kremleri hakkında olsun istedim.

Biliyorum ki yazın gelmesiyle birlikte kızgın kumlardan serin sulara atlamanın yanında,  motor yağı da sürmek gerekse o bronzluğa kavuşmayı iple çekiyorsunuz. İtiraf etmeliyim ki esmere dönük bir ten rengine sahip olmanın yanısıra iki saat güneşin altında kalıp ırk değiştirecek kadar bronzlaşabildiğim için bu konu ile ilgili hiç takıntım olmadı ama yıllarca annemin bronzlaşma sevdası nedeniyle çarpıcı gözlemler edindim, gönül rahatlığıyla okumaya devam edebilirsiniz :)


Öncelikle güneş kremlerinden başlamak istiyorum.

Genellikle görünür kusurları ortadan kaldırmaya yönelik bakımlar yaptığımızdan (sivilce, cilt kuruluğu vb.) uzun vadeli cilt koruması üzerine pek kafa yormuyoruz. Uzun vadeli koruma derken bu yaşta tabi ki anti-aging kremleri her yerimize boca edelim gibi bir çılgınlığı kastetmiyorum.

Ancak güneşin zararlı ışınlarından korunmak -bak güneşten kaçalım demiyorum- büyük ölçüde cildin yaşlanmasını da geciktiriyor. Uzmanlara göre güneşin zararlı ışınlarından korunmak anti-aging bakımlardan bile daha etkiliymiş cildin yaşlanmasını geciktirmekte.

Biraz daha işin sıkıcı ayrıntılarına adım atmak gerekirse; güneşten gelen UVA ve UVB'nin deri yaşlanması ve cilt kanserini arttırdığı araştırmalar sonucu ortaya konmuş. UVA cildinizde yaşlanmaya etki ederken UVB cildinizin bronzlaşmasına sebep olan yakıcı etkendir. ("A for aging, B for burn" gibi aklınızda tutabilirsiniz.)

Nedir bu SPF meselesi?

SPF (sun protection factor) güneş koruyucuların UVB ışınlarını ne kadar iyi ittiğinin ölçüsüdür. Başka bir deyişle, koruyucu olmadan ve koruyucu ile güneşte yanma sürenizin bir kıyaslamasıdır. Örneğin güneşte yanmak 10 dakikanızı alıyorsa doğru uygulanmış 15 koruma faktörü ile bu zaman 150 dk'yı bulur. Ancak SPF 30 koruma süresini SPF 15'in iki katına çıkarmaz. SPF 15 UVB ışınlarının %93'ünü filtrelerken SPF 30 bu oranı %97'ye taşır.

Bana kalsa daha paragraflar boyu işin biyolojisinden bu ışınların dalga boyuna kadar konuyu uzatırım ama inanın sizi sıkıp kaçırmak da istemiyorum. (hepsini öğrendim)

Peki güneş kremi seçerken nelere dikkat edeceğiz?

  • İlk olarak en az 30 koruma faktörü (SPF) içeren bir ürün seçilmeli
  • Cildi kuru olanlar yağ bazlı ürünleri, cildi yağlı olanlar ise su bazlı ürünleri tercih etmeli (ancak su bazlı ürünler suya daha az dayanıklı olduğundan yağ bazlı ürünlere göre tekrar uygulama periyodu daha sık olacaktır. Ortalama olarak koruyucunun 2-4 saatte bir tekrar sürülmesi gerektiği söyleniyor.)
  • Ürünün kutu üzerinde yazan faktör kadar koruyabilmesi için kalın tabaka olarak sürülmesi gerekiyormuş. Yüz, ense, kulak, kol ve bacakları korumak için gerekli koruyucu 2 çorba kaşığı miktarı olmalıymış. -göz kararı ölçüleri tutturamayıp plaja çorba kaşığı götürmek(!?)

Bronzlaşmak

  • Güneşlenme sonrası cildiniz daha hassas olacağından kese işlemini tatile gitmeden önce yapmanız daha iyi olacaktır. (Hem ölü derilerden kurtulun taze taze bronzlaşın ki soyulma dökülme olmasın hemen)
  • Güneşe çıkacağınız ilk günlerde yüksek koruma faktörü ile başlayıp sonraki günlerde düşürerek devam edebilir cilt hassasyetinize göre yağ kullanmaya başlayabilirsiniz.
  • Yağlar! Kakao yağı, havuç yağı, zeytinyağı, susamyağı gibi liste uzayıp gidiyor. Ancak beyaz tenlilerin bu konuda daha dikkatli olmasını öneririm, benim gibi alerjiye yatkın olmayan, esmere dönük dediğim bir cilt tipi bile bütün gün güneş yağı ile güneşlenmeyi kaldıramayıp pütürcükler çıkarmıştı. -az ve öz kullanın güreşe gider gibi boca edip bütün gün öyle gezmeyin diyorum yani-
  • Güneş sonrası bakımı en en en önemlisi! Aloe-vera içerikli aftersun sütlerden kullanmak uzun süre güneşe maruz kalmış ve annemin tabiri ile "deve derisi"ne dönmeye yüz tutmuş cildinize çok iyi gelecektir. (bir de buzdolabında bekletilmişse... -siz de o anı benimle yaşadınız mı?-

Ben neler kullanıyorum?

Yüzüm için şimdiye kadar sivilce yapmayan tek güneş koruyucu krem Yves Rocher'nin SPF 50 içeren kremi oldu. Yaklaşık iki senedir bunu kullanıyorum ama bittikten sonra Kiehl's'ın güneş koruyucusunu denemeyi düşünüyorum -sırf merak işte-


Yves Rocher UVBeautyShield SPF 50


Cildim için ise her yaz farklı bir güneş koruyucu deniyorum diyebilirim. Bu yıl kullandığım Garnier'nin Ambre Solaire UVA+UVB 50 kremi oldu. Çok fazla bronzlaşmak istemediğim için -sonra Ronaldinho gibi dolaşıyorum- yüksek koruma faktörlü bir krem seçtim ve çok memnun kaldım. Cildimde herhangi bir yan etkisi olmadı ve istediğim korumayı da sağladı. Püskürtmeli aparatı olan ambalajların güneş koruyucu sürerken daha kullanışlı olduğunu düşünüyorum.



Garnier Ambre Solaire UVA+UVB 50


Afersun olarak ise tatile çıkmadan önce yaptığım alışverişte hediye olarak verilen Yves Rocher'nin ürününü kullandım. Geçen sene ise Garnier'nin aftersun kremini kullanmıştım. İlk izlenimlerime dayanarak ikisini kıyaslamak gerekirse Garnier'nin verdiği ferahlık ve cilt koruması daha tatmin ediciydi. Yves Rocher'ye göre daha kolay bir emilimi ve ferah bir kokusu vardı. Yine de bu yaz Yves Rocher'yi deneyimlemeye devam edeceğim, fikrim değişirse buradan güncelleme yaparım.


Yves Rocher Aftersun

 Güneş yağı olarak daha önce kullanıp bu sene çok bronzlaşmayı istemediğimden bir kenara atmış olduğum Hawaiian Tropic Dark Tanning Oil kullanmıştım. Diğer yağlardan farklı olarak kokusunu çok beğenmiştim - zeytinyağı sürmekten iyi tabi ki- ve cildimde herhangi bir soruna yol açmadı. Ancak daha önce de söylediğim gibi beyaz tenlilerin bu konuda daha dikkatli olması gerek :)

Hawaiian Tropic Dark Tanning Oil



Roman gibi yazdığım için şimdiden beni affedin, umarım faydalı bir yazı olmuştur.  -olmadıysa da olmadı deyin bilelim- En ufak bir yorumunuz bile beni yönlendirmede çok yardımcı olacaktır.
Bunun dışında siz güneşten korunmak ve bronzlaşmak için neler kullanıyorsunuz; bana veya başkalarına önerebileceğiniz her şeyi yine yorum olarak bırakabilirsiniz. Öpücükler 💘



Yorumlar